Washington eyaletinde çakallar, kentlerde vahşi doğada yaşadıkları bölgeye kıyasla yaklaşık dokuz kat daha yoğun bir biçimde yaşıyor. Environmental Research: Ecology dergisinde 10 Eylül 2026'da yayımlanan araştırma, Seattle'daki yeşil alanlarda toplanan dışkı örneklerinin genetik analizine dayanarak bu sonucu elde etti.
Çalışmayı yöneten University of Washington yaban hayatı ekolojisti Laura Prugh, bulgunun çakalları insanlardan çekinen hayvanlar olarak görenleri şaşırtabileceğini, ancak kentsel ortamın bu canlılar için ne kadar elverişli olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Araştırma ekibi 2021'de Seattle'daki parklar ve mezarlıklar dahil 34 yeşil alanı defalarca tarayarak çakal dışkısı topladı. Aynı işlemi, eyaletin kuzey-orta kesimindeki dağlık bölgede Seattle'dan yaklaşık 120 mil uzaktaki ormanlık ve açık arazilerde de yürüttü. Toplamda 800'den fazla örneğe ulaşan bilim insanları, genetik analiz sonucunda bunların Seattle'daki 48 ve kırsal alandaki 213 farklı çakaldan geldiğini saptadı. Yaban hayatı popülasyon demografisini tahmin etmekte kullanılan istatistiksel yöntemlerle arama alanlarının büyüklüğünü hesaba katan ekip, kentsel çakalların çok daha sıkışık yaşadığını belirledi.
Kent yaşamının çakallara sunduğu en büyük avantajlardan biri yırtıcı baskısının azlığı. Kurt, ayı ve dağ aslanı gibi avcılarla karşılaşma olasılığı kentlerde büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Kırsal çalışma alanındaki radyo tasmalı kurtlardan üçü puma, biri kara ayı tarafından öldürüldü; çakal yavruları da kurtlar tarafından öldürüldü. Araçların kent sokaklarında oluşturduğu tehlikeye karşın, kırsal bölgede silahlı insanların çakal avlaması daha ölümcül bir tehdit oluşturuyor. Ölümü doğrulanabilen 47 tasmalı kırsal çakalın yarısından biraz fazlası avcılar veya tuzakçılar tarafından öldürüldü; yalnızca bir çakal araç çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
Besin çeşitliliği de kenti çakallar için çekici kılıyor. Taşan çöp kutuları, yere düşen yiyecekler ve kent içi tavşan popülasyonu, Seattle'daki çakallara kırsal alanlardakinden çok daha zengin bir besin kaynağı sunuyor. Aynı araştırma grubu, Seattle'daki çakal dışkılarında kırsal örneklere kıyasla iki katından fazla tür veya tür grubuna ait genetik eşleşme buldu: kentte 64, kırsalda 27.

Yoğunluk kent genelinde artmış olsa da çakallar insan kalabalığından kaçınıyor. Seattle'ın farklı bölgelerini karşılaştıran araştırmacılar, çakal yoğunluğunun en yüksek olduğu yerlerin insan yoğunluğunun en düşük olduğu bölgeler olduğunu tespit etti. Çakallar kentin sunduğu besin ve barınak olanaklarından yararlanıyor, ancak onu inşa eden insanlardan uzak durmayı tercih ediyor.
Prugh, çakalların sayılarını kontrol etme çabalarına defalarca direndiğini ve kentlerde kalıcı olduğunu vurgulayarak, "Çakalların sayısının çok mu az mı olduğu bir toplumsal soru, ancak nihayetinde yanıtımızın bir önemi olmayabilir. Çakallar kentlerde kalmaya devam edecek ve onlarla yaşamayı öğrenmek bize düşüyor" dedi.
Daha önceki araştırmalar, rakun, kızıl tilki ve leoparların da kentlerde kırsal alanlardaki benzerlerinden 5 kat daha yoğun yaşadığını ortaya koymuştu. Çakallar içinse bu oran Washington eyaletinde dokuza ulaşıyor.
