Yapay zeka için dünya çapında inşa edilen binlerce devasa veri merkezi, toksik elektronik atık miktarını önümüzdeki 25 yıl içinde yılda üç katına çıkaracak. Çevre örgütü Basel Action Network'ün (BAN) hazırladığı rapor, bu atığın yeterli sayıda kargo konteynerini doldurarak dünyayı altı kez dolanabileceğini öngörüyor. Rapora göre söz konusu atıklarla başa çıkmak için herhangi bir plan bulunmuyor.

BAN'ın beyaz tebliği, yapay zeka odaklı ekipman değişiminin 2030'a kadar yılda 13 milyon metrik tona ulaşabileceğini hesaplıyor. Bu tahmin, daha önceki birkaç çalışmanın öngörülerinden belirgin şekilde yüksek. Hesaplamada, analistlerin 2030 yılına dek dünya genelinde yaklaşık 100 gigavat yeni kapasite devreye alınacağı ve sonrasında büyümenin süreceği projeksiyonu temel alınıyor.

Rapor, ABD'de inşa aşamasındaki 4.871 yeni veri merkezinin bulunduğunu kaydediyor; bunların tümü doğrudan yapay zeka için tasarlanmamış olsa da birçoğunun bu amaçla kullanılacağı belirtiliyor. Hesaplama kapsamında, yapay zeka sunucularının yanı sıra soğutma, güç dağıtımı, ağ ve enerji depolama ekipmanları için gereken binlerce ton bakır, çelik ve beton da değerlendiriliyor. Her sunucu rafı 1.360 kg ağırlığında; anahtarlar 30 kg'a kadar çıkabiliyor ve her rafa bağlanan bakır kablolar yüzlerce kilogramı buluyor.

Ekipmanların tamir ve yeniden kullanım için tasarlanmayacağı ve iki ila beş yılda bir tamamen değiştirilmesi gerektiği öngörülüyor. Rapor ayrıca yapay zeka sistemlerinin bilgi işlem gereksinimlerinin tüketici bilgisayarlarını, telefonları ve telekomünikasyon ekipmanlarını da hızla değiştirilmeye zorlayacağını varsayıyor. Elektronik atıklar tipik olarak kurşun, cıva, kadmiyum ve kalıcı kimyasallar ile geri kazanılması zor değerli metaller içeriyor.

BAN kurucu ortağı Jim Puckett, "Elektronik atık halihazırda gezegendeki en hızlı büyüyen atık akışı ve yalnızca beşte biri düzgün şekilde yönetiliyor" diyor. Puckett'in örgütü, toksik atıkların dünyanın daha yoksul topluluklarına atılmasını engellemeyi amaçlıyor. Power Metals adlı kitabın yazarı Vince Beiser de ABD'de e-atık yönetiminin kötü durumda olduğunu söylüyor: "Atıkların bir kısmı yurt dışına atılıyor. Büyük bölümü ise çöp alanlarına gidiyor; bu da suya ve toprağa çeşitli zararlı maddelerin sızmasına yol açıyor."

Veri merkezi inşaatları, gerektirdiği büyük alan ve enerji nedeniyle ABD genelinde her iki partiden de muhalefet uyandırmış durumda. Geçen hafta bir grup çevre ve sağlık uzmanı, federal hükümeti yapay zeka altyapısının sağlık üzerindeki etkilerine karşı vatandaşları koruyacak bir taahhüt yayınlamaya çağırdı. Uzmanlar, veri merkezlerinin gerektirdiği devasa elektrik üretiminin yarattığı hava kirliliğinin yalnızca ABD'de yüz binlerce yeni astım vakasına ve yılda 1.300 erken ölüme yol açabileceğine dair tahminlere atıfta bulundu. Trump yönetimi ise böyle büyük çaplı bir teknolojik altyapı inşaatını normalde düzenleyecek çevresel koruma önlemlerini zayıflatmaya çalıştı.

McKinsey & Company'nin 2025 raporu, teknoloji sektörünün planladığı yapay zeka yaygınlaştırmasını gerçekleştirmek için önümüzdeki beş yılda dünya çapında yaklaşık 7 trilyon dolar sermaye harcaması gerekeceğini tahmin ediyor. Bu harcama, milyonlarca bilgisayar sunucusunu 24 saat çalıştıracak veri merkezleri inşa etmeyi amaçlıyor. BAN raporu, bu eşi görülmemiş harcamanın "gelecek 75 yıl boyunca dünya açlığını sona erdirmenin maliyetine eşit olduğunu ve yalnızca beş yılda harcanacağını" belirtiyor.

Raporda, "Hepimiz istemeden de olsa yapay zeka yarışına katılıyoruz" ifadesi kullanılıyor ve kullanıcıların çoğu zaman bunun daha geniş sonuçlarının farkında olmadan yapay zekayı kullanmak durumunda kaldığı vurgulanıyor.