ÇEVKO Vakfı, İstanbul'dan Kadıköy, Ataşehir ve Pendik ile Antalya'dan Muratpaşa belediyelerinin tüketim sonrası ambalaj atıklarını kaynağında ayrı toplama uygulamalarına ait 2025 verilerini kamuoyuyla paylaştı. "Belediyelerde Değerlendirilebilir Atıkların Kaynağında Ayrı Toplanması Çalışmaları" başlıklı araştırma, dört belediyenin uzun yıllara dayanan deneyimini, uyguladığı işletme ve toplama yöntemlerini ve sistemin önündeki engelleri ortaya koydu. Bulgular, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve sürekliliği için Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu temelinde finansman, koordinasyon ve yurttaş katılımının birlikte güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Yıllara yayılan deneyim, farklı işletme modelleri
Kaynağında ayrı toplama çalışmaları Kadıköy'de 2000, Muratpaşa'da 2007, Ataşehir'de 2009, Pendik'te ise 2010 yılından bu yana sürüyor. Belediyeler yerel koşullara göre farklı işletme modelleri benimsiyor; ancak toplama yöntemleri büyük ölçüde benzerlik gösteriyor. Araştırma, bu deneyimin kaynağında ayrı toplamanın geliştirilmesi açısından önemli bir birikim oluşturduğunu vurguluyor.
Pendik'te ambalaj atıkları belediye tarafından toplanıyor ve 2018'den bu yana Pendik Belediyesi Ambalaj Atığı Ayırma Tesisi'nde ayrılarak lisanslı geridönüşüm tesislerine satılıyor. Kadıköy'de de toplanan atıklar belediye eliyle lisanslı tesise aktarılıyor. Ataşehir ve Muratpaşa'da ise toplama ve ayırma, belediyelerle sözleşmeli lisanslı toplama-ayırma tesisleri tarafından yürütülüyor.
Kapıdan kapıya, kumbaralar ve mobil merkezler
Pendik Belediyesi araçları tüm mahallelere düzenli giriyor ve talep eden her vatandaşa gerekli ekipman sağlanıyor. İlçede toplam meskenlerin yaklaşık %20'sinde ambalaj atıkları kaynağında ayrı toplanıyor. Uygulanan yöntemler arasında kapıdan kapıya poşetli toplama, caddelere yerleştirilen cam kumbaraları, siteler ile okullar ve kurum-işletmeler için konteyner ve mobil atık getirme merkezleri, AVM ve büyük işletmeler için dorse ile toplama, atık yoğunluğunun fazla olduğu noktalarda ise sabit personel bulunuyor.
Kadıköy'de ambalaj atıkları haftalık bazda 5000'e yakın adresten kapıdan kapıya dağıtılan mavi poşetlerle, cadde ve sokaklardaki geridönüşüm ile cam atık kumbaralarından ve mobil atık getirme istasyonlarından toplanıyor. Ataşehir'de okullar, alışveriş merkezleri, süpermarketler, konutlar, siteler ve kamu binalarına yerleştirilen geri dönüşüm kutuları ile sokaklardaki ambalaj atığı geri kazanım kumbaraları kullanılıyor; ilçede ayrıca 16 adet mobil atık getirme merkezi bulunuyor. Muratpaşa'da ise kaynağında ayrı toplama nüfusun yaklaşık %55'ini kapsıyor. Kapıdan kapıya toplama, konteyner, kafes, iç mekan kutuları, mobil atık getirme merkezleri ve akıllı geri dönüşüm otomatları kullanılan yöntemler arasında yer alıyor.
Maliyet, kayıt dışı toplayıcılar ve düşük katılım
Belediyelerin görüşüne göre sistemin uygulanmasında karşılaşılan en önemli zorluk yüksek toplama maliyetleri. Geri kazanım kumbaralarının yerleştirilmesi, toplama poşetlerinin temini, araçların yakıt ve personel giderleri ile diğer finansman masrafları bu maliyetleri oluşturuyor. İlçe belediyelerinin ambalaj atıklarını kendi olanaklarıyla toplama zorunluluğu, araç-yakıt-personel-ekipman maliyetleri ile ambalaj atığı satış bedelleri arasındaki fark göz önüne alındığında ciddi zararlara yol açıyor. Mevzuatta yapılan değişiklikler nedeniyle ilçe belediyelerin finansal olarak desteklenmemesi de atık yönetimini sıkıntıya düşürüyor.
Kayıt dışı toplayıcıların belediye ekipmanlarına verdiği zararlar, sistemli geridönüşüm planlarını ve toplama verimini olumsuz etkiliyor. Geridönüşüm kumbaralarına ve atık getirme merkezlerine yapılan saldırılar, kapak ve kapıların parçalanması, atıkların çalınması hizmet sürekliliğini bozarken ek bakım-onarım maliyetleri doğuruyor.
Vatandaş katılımının istenen düzeyde olmaması da öne çıkan sorunlardan biri. Sistemin başarısı büyük ölçüde hane halkı ve işletmelerin atıkları kaynağında doğru şekilde ayırmasına bağlı; ancak bu davranışın alışkanlık haline gelmesi zaman aldığından, hiç ayırmama veya yanlış ayırma nedeniyle verimsizlik yaşanıyor.
Sıfır Atık belgeli kurumlar sistemden kopuyor
Sıfır Atık belgesi bulunan bazı market, işletme ve otellerin ambalaj atıklarını doğrudan lisanslı geridönüşüm tesislerine satmayı tercih etmesi, belediye eşgüdümünde yürütülen toplama çalışmalarına katılımı azaltıyor. Bu durum, belediye ile sözleşmeli lisanslı toplama-ayırma firmalarının ortak toplama faaliyetlerine yeterli düzeyde istekli yaklaşmamasına neden oluyor.
Araştırma; sürdürülebilir finansman mekanizmalarının geliştirilmesi, vatandaşların atıkları doğru ayırma alışkanlığının güçlendirilmesi, toplama ekipmanlarının korunması, atık akışının belediyenin eşgüdümüyle izlenebilir biçimde yürütülmesi ve iyi uygulamaların farklı belediyelere yaygınlaştırılması başlıklarını ortak gelişim alanları olarak öne çıkarıyor.
"Yerel yönetimler tek başına bırakılmamalı"
ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, araştırmanın belediyelerin kaynağında ayrı toplama alanında yıllar içinde önemli bir uygulama birikimi oluşturduğunu gösterdiğini belirtti. İmer, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu birikimin korunması, güçlendirilmesi ve daha geniş ölçekte yaygınlaştırılması için yerel yönetimlerin tek başına bırakılmadığı; piyasaya sürenlerin, üreticilerin, satış noktalarının ve yurttaşların sorumluluk üstlendiği Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu temelli bir yapıya gereksinim var.
İmer, Türkiye'nin gereksinim duyduğu yapının; belediyelerin başarılı uygulamalarını çoğaltan, ekonomik sürdürülebilirliği sağlayan, yurttaş katılımını artıran ve tüm paydaşların sorumluluk üstlendiği güçlü bir kaynağında ayrı toplama sistemi olduğunu sözlerine ekledi.



