Türkiye'de yaklaşık 72 bin diyaliz hastası tedavi görüyor ve her seansta hastabaşına 200 litre su harcanıyor. Yılda 10 milyon seans yapıldığı tahmin edildiğinde, diyaliz süreçlerinin yıllık su tüketimi 2 milyar litreye ulaşıyor. Türk Böbrek Vakfı (TBV), bu yüksek tüketimi azaltmak için Türkiye'de ilk kez "Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli"ni geliştirdi.
Proje Temmuz 2026'da başlatıldı ve Ağustos ortası itibarıyla TBV Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi'nde uygulamaya alındı. Hemodiyaliz tedavisinde kullanılan Ters Ozmoz (R.O.) su arıtma sisteminde, tedavi öncesi arıtma aşamasında mineral ve iletkenlik dengesi sebebiyle ayrıştırılan su daha önce kanalizasyona gönderiliyordu. Kurulan geri kazanım altyapısıyla bu su artık tesis içinde temizlik ve çamaşırhane alanlarında değerlendiriliyor. Söz konusu su klinik tedavi alanına girmiyor ve hastayla temas etmiyor.
Sağlık Bakanlığı laboratuvar testleri, geri kazanılan suyun hijyen standartlarına uygunluğunu doğruladı; su merkez genelinde güvenle kullanılmaya başlandı. Uygulamanın ilk ayında 46 bin litre (46 metreküp) şebeke suyunun boşa akması önlendi. Şebeke suyu kullanımı ve atık su miktarındaki düşüş, ekolojik faydanın yanında kurumsal maliyetlerin azaltılmasına da katkı sundu.
Diyalizde kullanılan suyun tamamını geri kazanmak mümkün değil. Uygun nitelikteki suyun yaklaşık %18-20'sinin geri kazanılabileceği varsayımıyla, Türkiye genelinde yılda 400-500 milyon litre suyun yeniden kullanılma potansiyeli bulunuyor. Doğru sistemler yaygınlaştırıldığında her yıl 100 milyonlarca litre suyun boşa gitmesi önlenebilir.
TBV Başkanı Timur Erk, hemodiyaliz tedavisinin doğası gereği saf su kullanımını gerektirdiğini ancak arıtma esnasında dışarı atılan suyun boşa gitmemesi gerektiğini vurguladı. Erk, "Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezimizde kurduğumuz bu etkili geri kazanım sistemiyle ilk ayda 46 bin litre suyu tasarruf ettik" dedi.
Erk, sağlık hizmeti sunarken çevreye ve doğal kaynaklara yük olmamayı temel sorumlulukları olarak gördüklerini belirterek, "Amacımız bu uygulamayı Türk Böbrek Vakfı'nın diğer diyaliz merkezlerine de taşıyarak böbrek sağlığı alanında sürdürülebilir ve uygulanabilir bir örnek model yaratabilmek" ifadelerini kullandı.
Bu yıl Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) Türkiye'de gerçekleştirilecek olması, iklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularını ülke gündeminde daha da önemli hale getiriyor. Erk, TBV olarak sağlık hizmetlerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalarla bu sürece katkı sunmayı, su başta olmak üzere doğal kaynakların verimli kullanılması konusunda sağlık sektörüne örnek uygulamaları yaygınlaştırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.



