Şehirlerin rüzgâr üstündeki banliyö bölgelerini stratejik biçimde yeşillendirmek, dünyanın en büyük kentlerinden bazılarını sıcak bir yaz gününde ortalama 0,4°C serinletebilir. Nature Cities'te yayımlanan analize göre soğutma etkisi, incelenen sekiz mega kentin her birinde şehir alanının en az yarısında görüldü.
Mekanizma iki aşamada işliyor: Banliyödeki bitki örtüsü önce serin bir hava kütlesi oluşturuyor, ardından hakim rüzgârlar bu havayı kent merkezine taşıyor. Southeast University'deki Center for Sustainable Built Environment direktörü Shi-Jie Cao, "Kentsel soğutma için bitki örtüsünü nereye yerleştirdiğimiz, ne kadar bitki örtüsüne sahip olduğumuz kadar önemli olabilir" diyor.
Cao ve ekibi, geleneksel Çin köylerindeki dağ-su-orman (mountain-water-forest, MWF) planlama deseninden yola çıktı. Araştırmacılar bu deseni Nature Cities'te "yerleşimler dağlarla desteklenir, su kütlelerine bakar ve çevredeki ormanlarla iç içedir" diye tanımlıyor. Ekip, yaklaşımın günümüzün büyük ve heterojen metropollerine uygulanıp uygulanamayacağını bir bilgisayar modeliyle test etti. Model, sıcak bir yaz gününde rüzgâr üstü banliyölerin ormanlık ya da yapılaşmış alana dönüştürülmesi durumunda kent merkezindeki sıcaklıkların nasıl değişeceğini ölçtü.
İlk analiz edilen Pekin ve Shanghai'da strateji işe yaradı. Pekin'de dağ eteğindeki ovada kurulu kentte soğutma etkisi belirgin çıkarken, Shanghai'da etki daha mütevazı ve yerel kaldı; çünkü kentin serinletici deniz meltemleri, banliyö ağaçlarının dikilebileceği konumlarla tam hizalanmıyor. Araştırmacılar daha sonra Kahire, Kinshasa, São Paulo, Houston, Sydney ve Londra'yı inceleyerek yaklaşımın ne kadar yaygın uygulanabilir olduğunu sordu.

Cao, "En çarpıcı sonuçlardan biri, temel soğutma mekanizmasının çok farklı iklimlere, topoğrafyalara ve kentsel biçimlere sahip şehirlerde ne kadar sağlam olduğuydu" diyor. Soğutmanın kesin büyüklüğü, zamanlaması ve mekânsal kapsamı şehirden şehre değişti; ancak Cao'ya göre "altta yatan yol — rüzgâr üstünde daha serin hava oluşturmak ve onu şehre taşımak — dikkate değer biçimde tutarlı kaldı."
Stratejinin sınırları da ortaya çıktı. Cao, "Bu sadece her yere daha fazla ağaç dikme çağrısı değil" diyor ve ekliyor: "Strateji, şehirlerin nispeten kalıcı rüzgâr yollarına ve rüzgâr üstü tarafta yeşillendirme için yeterli alana sahip olduğu yerlerde en iyi şekilde çalışıyor." Banliyö yeşillendirmesi için gereken alanlar halihazırda evler, yollar ve sanayi tarafından işgal edilmiş olabilir; bu yüzden çok işlevli peyzajlar yaratmak ve yerel yönetimler ile diğer paydaşları sürece dahil etmek gerekecek.
Geleneksel köy tasarımından çıkarılacak asıl dersin daha genel olduğunu belirten Cao, "Çalışmanın şehirleri izole yeşil alanların ötesine düşünmeye ve bitki örtüsünü, rüzgârı, topoğrafyayı, suyu ve çevredeki peyzajı birbirine bağlı bir iklim düzenleme sistemi olarak değerlendirmeye teşvik etmesini umuyoruz" diyor.
Çalışma, Yang M. ve arkadaşları tarafından "Overlooked upwind greening for urban cooling" başlığıyla Nature Cities'te yayımlandı.



